Malum, artık muhasebecileri ya da mali müşavirleri sosyal ortamlarda görmek, Geriş Tepesi üzerinde UFO görmek gibi bir şey. Çarpıcı yani. Çünkü öyle bir iş yoğunluğunun içine gömülmüş durumdayız ki, birbirimizi bile görmeye vaktimiz kalmıyor denilebilir. Nasıl bu hale geldi bu iş, ben hatırlamıyorum bile. Ağır ateşte kaynatılan kurbağa misali, ne zaman yandığımızı anlamadık. Şu ana kadar benim gördüğüm en kapsamlı anket sonuçları geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bakın ne durumdayız:
- Meslek mensuplarının % 86,8′ i erkek, % 13,2′ si kadın. (Bu oran İnebolu’da % 60-% 40 durumunda ve gurur verici.)
- 18-40 yaş aralığındaki meslek mensubu oranı % 58,6 ve % 83,6′ sı evli.
- % 82,4′ü üniversite mezunu.
- Meslek mensuplarının büyük çoğunluğu 26-100 arası müşteriye sahip. Demek ki ideal rakam buralarda bir yerlerde ve büyük çoğunluğu 1-3 kişi arasında eleman istihdam ediyor.
- Meslek mensuplarının % 48,3′ ü 9,5 saat üzerinde çalışıyor. İş Kanunu’ ndaki 7,5 saatlik çalışma süresini ara da bul ve ne yazık ki hafta sonu da çalışmak zorunda kalanların oranı % 72,5.
- % 68,6′ sı Mali Tatil yapamıyor ve hemen heme aynı oranda kalifiye eleman sıkıntısı çekiliyor.
- Ve işin en berbat yönlerinden biri: Tahsilat sorunu oranı % 92,4 ve % 77,8′ i kiracı.
- Meslek saygınlığının olmadığını düşünenlerin oranı % 95,4 ve haksız rekabet yaşanıldığını düşünenlerin oranı ise % 98.
- Mesleği sürdürülebilir görenlerin oranı ise % 52,8 ve mevzuatı anlaşılabilir bulanların oranı sadece % 26,8.
- Bağlı oldukları oda ve birliklere olan güvensizlik ise had safhada % 85 ile % 89 arasında. (Yani Odalar hep aynı ve bildiğiniz gibi.)
Sonuç şu: “Muhasebeci olalım mı?” sorusunun cevabı yukarıda. İster olun ister aklınızı kullanın.
-
BENZER YAZILAR